Ali Haluk İmeryüz: Edebiyatta İtalyan Devrimi; “Atsineği”*

Devrim İtalya’nın ama yazarı İrlandalı. Ethel Lilian (Boole) Voynich, dünya edebiyatında derin izler bırakmış James Joyce, Samuel Beckett, Oscar Wilde, William Butler Yeats, Bernard Shaw gibi diğer İrlandalı yazarlar düşünüldüğünde ilk bakışta, ülkesinin onlar kadar iyi bilinen bir yazarı-temsilcisi olarak değerlendirilmeyebilir; dünyanın pek çok köşesinde, edebiyat meraklıları arasında adını onlar kadar duyuramamış olabilir. Ancak “görelilik” diye bir şey var! 1917 İhtilali sonrası Rusya’ya ya da 1949 sonrası Çin’e bakarsak diğer İrlandalı yazarlardan daha çok bilinen bir yazar olduğunu açıkça görebiliriz.

atsineği ile ilgili görsel sonucuAyrıca “nicelik” diye bir şey de var! Adını andığımız diğer İrlandalı yazarlar uluslararası/kültürlerarası bilinirliklerini kaleme aldıkları çok sayıda esere borçluyken Voynich’e edebiyat alanında “ün” kazandıran tek bir yapıtı var: “Atsineği”

Romanın, 20. yüzyılı bir proleter devrimi ile açan Sovyet Rusya’da ve yüzyılın ortalarına doğru halk devrimini tamamlamış Çin Halk Cumhuriyeti’nde son derece popüler olmasının nedeni ise bir sır değil tabii ki: Anlatılan, devrimcilerin ve devrimci mücadelenin hikayesi…

Farklı bir yüzyılda, farklı bir coğrafyada, bambaşka dinamiklere sahip olsa da, dinsel tartışmalar mücadele gündemine çok yoğun olarak sokulsa da; soluk soluğa kavgası, insanın içine işleyen hüzünlü aşkları, dağların gizli geçitlerinde saklanma kabiliyetinden kentteki kalemşorluk yeteneğine uzanan kahramanlıkları, reform ve devrim tartışmaları, baba-oğul çatışmaları, yeraltı çalışmaları, silahlı komploları, karanlık zindanları, hayal kırıklıkları, yılgınlıkları ve en karanlık anda yeniden çakıveren devrimci umut kıvılcımlarıyla anlatılan “bizim hikayemiz”!

Bu bir çırpıda okunan “hikayemiz”de, İtalya’nın birliği ve bağımsızlığı için verilen mücadeleyi soluk soluğa yaşıyoruz. Genç İtalya hareketi, yasak yayınlar, Mazzini’ci parti, yeraltı hareketleri, papalık devletleri ve yeni papanın reformları, bunlar karşısında devrimci hareketlerin ayrışan konumları, din ve inanç tartışmaları, devrimci hareketlerdeki taktik ve strateji tartışmaları, gizli kalmış bir baba-oğul ilişkisinin yıkıcı gücü, Güney Amerika’dan Avrupa’ya o dönemin zorlu yaşam ve mücadele koşulları… Ve hepsinin ortasında çok güçlü bir aşk hikayesi…

Aşk hikayesinin çekiciliğiyle birlikte duygu ve düşüncelerinizi sürükleyecek başka şeyler de var elbette: Affetmenin imkansızlığı, intikam duygusunun kaçınılmazlığı, alaycılığın sınırları, hafızanın yanılgıları, vicdanın hiç dinmeyen sızıları, bedendeki yaraların ruhtaki derin izleri, manevi bağlılıklar ile dünyevi ilişkilerin karşıtlığı… Tüm bu olayların, duygu ve düşüncelerin içine girmek gözünüzü korkutmasın; bir çırpıda bitirmek isteyeceğiniz, sürükleyici, koşar adım ilerleyen bir romanla karşı karşıyayız. Üstelik de tüm bunları “tam bir klasik roman tadı”yla yaşatan bir eserle.

Ethel Lilian (Boole) Voynich

Evet, “Atsineği”, diğer her şey bir yana, klasik romanların o hiçbir şeyle değiştirilemez okuma keyfini sunan, okurunu roman kahramanlarıyla birlikte “yaşamın tam ortasına fırlatan” bir yapıt. Rusya başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinde; tiyatro, müzik ve sinema alanlarında birçok uyarlaması yapılmış. İlk sırada, romanın yazılışından bir yıl sonra Bernard Shaw’un “Atsineği ya da Kardinal’in Oğlu” adıyla kaleme aldığı tiyatro oyunu sayılabilir. Daha sonra İngiltere’de bir, Rusya’da üç tiyatro uyarlaması daha söz konusu.

Opera, bale ve müzikal uyarlamaların tamamı, 1923’ten 1983’e Rusya’da gerçekleşmiş; bu alanlarda yedi ayrı yapıt var. Bunlardan en ünlüsü Rus besteci Mikhail Zhukov’un 1928’de bestelediği “Atsineği Operası”.

Yer yer belgesel özellikler taşıyan ve 19. yüzyıl ortasında, İtalya’daki devrimci çevrelerin yaşantı ve tanıklıklarından somut izler barındıran “Atsineği”, bu özelliğiyle sinema sanatının da ilgisini çekmiş. Nitekim “Atsineği”nin beş ayrı film uyarlaması da mevcut. Bunların dördü Rus, 2003 yılında çevrilen son film ise Çin sinemasının bir örneği.

Sostakovic

Film uyarlamalarından birinin müziği ise diğer hepsinden daha büyük bir şöhrete ulaşmış durumda. 1955 yılında Rus yönetmen Aleksandr Faintsimmer tarafından çevrilen filmin müziklerini ünlü besteci Şostakoviç yazıyor. “Atsineği Süiti (The Gadfly Suite)” olarak bilinen bu yapıtın özellikle “Romance” bölümü büyük bir ün kazanıyor. Bu beste BBC’nin 1980’lerdeki bazı dizilerinde tema müziği olurken Sovyetler Birliği’nde de 1980 yılında, başrolünde Sergey Bondarchuk’un oynadığı bir başka “Atsineği” dizisi çekiliyor.

Bu güzel romanın ileride ne gibi yeni çalışmalara; bestelere, tiyatro oyunlarına, televizyon dizilerine, sinema filmlerine esin kaynağı olacağını ise zaman gösterecek sanırım. Bir de, devrimci mücadelenin hangi ülke ve bölgelerde yükselişe geçeceğini!..

Yazarın notu: Bu yazı, geçtiğimiz günlerde Yordam Edebiyat tarafından yayımlanan “Atsineği” adlı roman için kaleme aldığım giriş yazısının kısaltılmış uyarlamasıdır.

*Bu yazı maviposta.net adlı internet penceresinden alınmış olup görseller İnsanlık Hallerimiz tarafından eklenmiştir.